23 Ekim 2014 Perşembe

TUTUKLU GAZETECİLERİN LİSTESİDİR



Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)’nin saptamasına göre 23 Ekim 2014 tarihi itibariyle Türkiye cezaevlerinde tutuklu ve hükümlü bulunan 3’ü imtiyaz sahibi ve yazı işleri müdürü 24 gazetecinin isimlerini, görevlerini ve tutuklu bulundukları hapishaneleri; basının ve kamuoyunun, duyarlı kişi ve kurumların bilgisine sunuyoruz...



Necati Abay, Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP)’nin Sürgündeki Temsilcisi


1-    Abdullah Çetin, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Siirt Muhabiri, Diyarbakır D Tipi Cezaevi
2-    Cengiz Doğan, Azadiya Welat Gazetesi Nusaybin Muhabiri, Mardin E Tipi Cezaevi
3-    Cüneyt Hacıoğlu, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Şırnak Muhabiri, Şırnak Cezaevi
4-    Erdal Süsem, Eylül Dergisi Editörü, Edirne F Tipi Cezaevi
5-    Erol Zavar, Odak Dergisi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Şair, Sincan 1 Nolu F Tipi Cezaevi, ANKARA
6-    Faysal Tunç, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Şırnak Muhabiri, Rize-Kalkandere L Tipi Cezaevi
7-    Ferhat Çiftçi, Azadiya Welat Gazetesi Gaziantep Temsilcisi, Gaziantep H Tipi Cezaevi
8-    Hamit Duman (Dilbahar), Azadiya Welat Gazetesi Yazarı, Erzurum E Tipi Cezaevi
9-    Hasan Kabakulak, Yurt Gazetesi Hatay muhabiri, Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi
10- Hatice Duman, Atılım Gazetesi Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü, Gebze Kadın Kapalı Cezaevi, Gebze/KOCAELİ
11- Kamuran Sunbat, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Çukurova Eski Muhabiri, Antep H Tipi Cezaevi
12- Kenan Karavil, Radyo Dünya Yayın Yönetmeni, Adana Kürkçüler F Tipi Cezaevi
13- Mensur Küçükkarga, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri, Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi
14- Miktat Algül, Mezitli FM Genel Yayın Koordinatörü, Osmaniye T Tipi Kapalı Cezaevi
15- Murat İlhan, Azadiya Welat Gazetesi Diyarbakır Muhabiri, Diyarbakır D Tipi Cezaevi
16- Mustafa Gök, Ekmek ve Adalet Dergisi Ankara Temsilcisi, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi, ANKARA
17- Nuri Yeşil, Azadiya Welat Gazetesi Dersim Temsilcisi, Maraş-Elbistan E Tipi Cezaevi
18- Sami Tunca, Mücadele Birliği Dergisi Yazı İşleri Müdürü, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi,
19- Sebahattin Sumeli, Özgür Halk Dergisi Editörü, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi
20- Sevcan Atak, Özgür Halk Dergisi Editörü, İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi
21- Seyithan Akyüz, Azadiya Welat Gazetesi Adana Temsilcisi, Isparta E Tipi Cezaevi
22- Şahabettin Demir, Dicle Haber Ajansı (DİHA) Van Muhabiri, Erzurum Oltu T Tipi Cezaevi
23- Şükrü Sak, Akıncı Yol ve Baran Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, Bolu F Tipi Cezaevi
24- Tayyip Temel, Azadiya Welat Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni ve Yazarı, Diyarbakır D Tipi Cezaevi


İLETİŞİM: Necati ABAY
Twitter:https://twitter.com/necatiabay


9 Ağustos 2014 Cumartesi

ATILIM AVRUPA AÇIKLAMA

IŞİD çeteleri meslektaşımız Deniz Fırat’ı katletti
Ailesine, Kürt medyası çalışanlarına başsağlığı diliyoruz
Emperyalist güçlerin ve sömürgeci faşist rejimin beslemesi, tetikçisi Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) çeteleri, Kürt medyasında çalışan meslektaşımız Deniz Fırat’ı katletti.
Gazeteci Deniz Fırat, 8 Ağustos Cuma günü, IŞİD çetelerinin Maxmur Mülteci Kampı’na düzenledikleri saldırı sonucu vücuduna isabet eden şarapnel parçaları nedeniyle yaşamını yitirdi.
Gazeteci Deniz Fırat, ağır savaş koşullarında Sterk TV, Med Nûçe TV, İMC TV, Ronahi TV ve Fırat Haber Ajansı (ANF)’ye muhabirlik yapıyordu.
Meslektaşımız, Maxmur’daki çatışmaları, “halkın haber alma hakkı” ilkesinin bir gereği olarak dünya kamuoyuna yansıtan temel kaynaklardan biriydi.
Savaşın hep ön cephelerinde yer alan Deniz, savaş muhabirliğinin yiğit, yürekli ve asi gazeteci kadın kimliğiyle meslektaşlarına örnek teşkil ediyordu.
Gazeteci Deniz Fırat, doğum yeri olan Van’da toprağa verilecek.
Deniz Fırat, öldürülen Kürt gazetecilerin son halkası
Kürt basınından Musa Anter, Ferhat Tepe, Nazım Babaoğlu, Hüseyin Deniz, Hafız Akdemir gibi çok sayıda gazeteci ve yazar, sömürgeci Türk faşizmi tarafından sokak infazlarıyla, gözaltında kaybetme saldırılarıyla öldürüldü.
Kürt basınından basın şehitlerimize Deniz Fırat da eklendi.
Deniz’in katlinden Türk devleti, ABD ve AB emperyalistleri sorumludur
IŞİD çetelerini bugüne kadar aktif olarak destekleyen Türk devleti, meslektaşımız Deniz Fırat’ın katledilmesinden doğrudan sorumludur.
ABD ve AB emperyalistleri, çıkarları söz konusu olduğunda en küçük saldırıyı “terörizm” olarak değerlendirirken, IŞİD’in Rojava’da ve hatta Şengal’de soykırıma varan katliamlarına göz yummaya devam ediyor. Çok açık ki gazeteci Deniz Fırat’ın da öldürülmesinden ABD ve AB emperyalistleri doğrudan sorumludur.
Atılım Avrupa olarak meslektaşımız, militan gazeteci Deniz Fırat’ı saygıyla anıyor, ailesine, Kürt medyası çalışanlarına başsağlığı diliyoruz.
Atılım Avrupa

9 Ağustos 2014

29 Temmuz 2014 Salı

Kobanê kuşatmasını kuşatmayla yarmak!

Kobanê kuşatmasını kuşatmayla yarmak!
Necati ABAY
24 Temmuz 2014
Bundan tam 2 yıl önce, takvim yaprakları 19 Temmuz’u gösterdiğinde Kobanê’de demokratik halk devriminin ilk kıvılcımı çakılmıştı. Kobanê kıvılcımı dalga dalga yayılarak tüm Rojava’yı sarıp sarmaladı. 19 Temmuz 2012'de başlayan Rojava devrimi artık Kürdistan coğrafyasının ötesinde Ortadoğu için bir kardeşlik köprüsüydü.
2 yıldır devam eden ambargolara, kuşatmalara karşı YPG, YPJ öncülüğünde Rojava halkları devrimlerine sahip çıkarak, dişe diş direnerek Ortadoğu’da eşit ve bir arada yaşama modelinin ne olduğunu tüm dünyaya gösterdiler.
Kürdüyle, Arabıyla Rojava halklarının görkemli mücadelesiyle yaşam bulan Rojava devrimi, ezilen dünya halklarına, işçi sınıfı ve emekçilerine, ilerici, devrimci ve sosyalist güçlere ilham kaynağı, umut ışığı oldu.
Rojava devriminin 2. Kuruluş yıldönümünün hazırlıklarının yapıldığı bir süreçte, karanlığın zebanisi
ŞİD çetelerine karşı reniş, görkemli bir direniş sergiliyor.tetikçisi IŞİD IŞİD çeteleri, devrimin ilk kıvılcımının çakıldığı Rojava’nın Kobanê kantonuna yönelik kuşatma saldırısını başlattı.
Çok açık ki, Kürt halkı öncülüğünde gelişen devrim boğulmak, halkların kardeşlik köprüsü dinamitlenmek isteniyor. Rojava’ya yönelik 2 yıldır devam eden ambargo ve saldırılar, daha kapsamlı kuşatmaya dönüştü.
Kuşatma saldırısı halen artan oranda sürüyor.
Coğrafi konumu bakımından Kobanê düşerse, bu Rojava için çok ciddi bir tehlikedir.
Rojava devriminin 2. Kuruluş yıldönümü kutlamaları, kuşatmayı yarma ve direnişi büyütme göreviyle iç içe geçmiş durumda.
Bu gerçeklik, Rojava devriminin dostlarına, yoldaşlarına, yoldaş halklara, boğulmak istenen Rojava devrimi karşısında tarihsel bir sorumluluk ve görev yüklüyor. Ne yazık ki halen bu görev ve sorumluluğun gerekleri tam olarak yerine getirilemiyor. Avrupa’da da destek ve dayanışmanın, olması gerekenin çok altında olduğu ortada.
Rojava devrimi bir turnusoldur. Devrimin yoldaşı olmanın gereklerinin ne ölçüde yerine getirildiğinin ayırt edici özelliği, maddi ve manevi desteğin düzeyidir. Rojava'yı sahiplenme eşiği aşıldığı ölçüde maddi ve manevi destek çoğalır. Bu bakımdan devrimi destekleyen güçler, edilgen duruşlarını acilen bir kez daha gözden geçirme, seferber olma göreviyle yüz yüzedir. Açık ki, ilerici, devrimci güçler Rojava'yı sahiplenme eşiğini geçemezse, ilerici, devrimci değerleri de aşınmaya mahkumdur.
Bu vesileyle özellikle belirtmek gerekir ki, Rojava ve Filistin halkları, emperyalist güçlerin gazabına uğrayan mazlum halklardır. Aynı zaman diliminde Rojava devrimi ve Filistin devrimi IŞİD çeteleri ve Siyonist İsrail devleti tarafından kuşatma altında tutuluyor. Ama ne yazık ki, Gazze direnişini destekleyenler, aynı düzeyde Kobanê direnişini desteklemiyorlar. İki direniş merkezinin ortak paydaları görülemiyor. Açık ki bu tam bir öngörüsüzlük ve tutarsızlıktır. Avrupa’daki ilerici, devrimci göçmen örgütleri bakımından da hem  Kobanê hem de Gazze için ilgi zayıflığı sürüyor.
Bu dostlarımıza, Rojava’nın emperyalist, gerici güçlerin kâbusu olduğunu, AB emperyalistlerinin IŞİD ve İsrail devletini sınıfsal tutumları gereği açıktan veya gizli destek sunduklarını, sunmaya devam ettiklerini, emperyalistlerin Rojava devriminin boğulması için çırpındıklarını anımsatmak isteriz. Bu olgu bile tek başına Kobanê direnişini sahiplenmenin, Rojava’ya desteklemenin verisi olmalıdır.
Rojava devrimimizin düşmanları, dünyanın dört bir yanından gelip IŞID’e katılıyor. IŞİD’e destek sunuyor. Kobanê kuşatmasını güçlendiriyor. Bu olgu, devrimin destek güçlerini Rojava’ya maddi ve manevi desteğini artırma görevini dayatıyor.
Ve ancak bu yolla Kobanê kuşatması, kuşatan güçleri kuşatarak yarılabilinir. Kuşatmayı kuşatmayla yarma taktiği, dişe diş direnen Rojava halkları için seferberlik olunduğu ölçüde, yerlisi ve göçmeniyle Avrupa halklarının da enternasyonal halk dayanışmasının gereklerini yerine getirdiği ölçüde  yaşam bulur.

Kuşatmayı kuşatmayla yarmak için devrimin dostları, yoldaşları tarihsel görev ve sorumlulukla yüz yüze!..